Uzay

Bilim İnsanları, Kayadan Oluşan Gezegenlerin de Satürn Gibi Halkalara Sahip Olabileceğini Keşfetti

Gazdan oluşan pek çok gezegen bir halkaya sahip ve bunun en iyi örneği Satürn. Ancak son keşfe kadar kaya gezegenlerin de halkalara sahip olabileceği bilinmiyordu.

Günümüzde halkalı gezegen dendiğinde akla gelen ilk isim Satürn olsa da aslında pek çok gaz oluşumlu gezegen bu halkalara sahip. Örneğin geçmişte Jüpiter, Neptün ve Uranüs’ünde halkaları vardı ancak zaman içinde yoğunluğunu kaybederek yok oldular. Yeni bir çalışma ise, kaya gezegenlerin de halkalara sahip olabildiğini, ancak bunun şimdiye kadar incelenmemiş olduğu için keşfedilemediğini ortaya koydu.

Astrofizikçi Anthony Piro, yürüttükleri bir çalışma esnasında farkında olmadan keşfettikleri bu bilgiye dayanarak, dünya benzeri gezegenlerin de halkaları olduğunu açıkladı. Şimdiye kadar dış gezegenlerde ve özellikle gaz devlerinde halka araştırmalarını pek çok kez yaptılar, ancak Piro’ya göre kayalık gezegenlerde de bunun olabileceğine pek ihtimal verilmiyordu ve konu bu sebeple pek de incelenmemişti.

Şimdiye kadar tespit edilen ve alt-Neptün olduğu düşünülen gezegenlerin çoğunun düşük yoğunlukları vardı, bu da onların tamamen kayalık olmadığını düşündürüyordu. Bilim insanlarının bu gezegenlerin hidrojen ve helyum açısından zengin, kabarık, gazlı atmosferler olduğunu söylemesinin sebebi de aslında buydu.

 

Ancak Piro’ya göre bu aslında doğru değil ve bu gezegenler aslında birer kaya gezegen olabileceğini, yüzeyleri ve halkaları arasındaki geniş boş alan nedeniyle düşük yoğunluklara sahip olduklarını öne sürdü. Her biri kütle ve çap olarak dünyaya benzeyen bu gezegenlerin rakamsal verileri bu gezegenlerin birer kaya devi olduğunu ve halkalarının varlığını kanıtlıyor.

Bu kaya gezegenlerin, yalnızca çap olarak değerlendirildiğinde halkaları sebebiyle dünyadan bir kaç kat büyük görünebileceğini, ancak aslında kütle olarak dünya ile eşdeğer olduğu düşünülüyor.

Yine astrofizikçi Piro’ya göre bu gezegelerin halkalı kayalar ya da alt-Neptünler olup olmadığını anlamanın oldukça basit bir yolu var. Bu gezegenler dünyanın önünden geçerken yaydıkları ışıklar üzerinde incelemeler yaparak ve anormallikleri incelenerek bunu anlamak mümkün. Işık, bir dışsal gezegenin etrafındaki atmosferden sızdığında, atmosferin ne olduğuna dair bazı işaretler görebilmek mümkün oluyor ve bu da araştırmacılara gerekli bilgiler veriyor.

Piro’ya göre bu gezegenlerin keşfi gelecekte yapılacak araştırmalar sayesinde çok daha net bilgiler ile açıklanacak, ancak şimdilik daha fazla bilgi mevcut değil. Üzerinde yaşam ihtimali olan bir gezegende halka olması da oldukça ilgi çekici olurdu. Keza Piro’da bu konuda ‘Yaşamak için çok güzel yerler olacakmış gibi görünüyor’ diyerek fikirlerini ifade etmiş.

Tags

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close